Duygularınız bir kez hissedildiğinde, onları kabul edebilir, inceleyebilir, ders alabilir ve diyetinizi lida kapsül’ e teslim edebilirsiniz. Ancak duygularınızı kabul etmek ve hissetmek yerine, daha tamamen biçimlenerek ortaya çıkma fırsatı bulmadan onları önemsememeyi öğrendiniz. Duygularınızın bilgeliğine çok az güvenerek ya da hiç güvenmeyerek hissetmekten çok korktuğunuz şeyi bastırırsınız. Duygularınızın herhangi bir bilgeliğe sahip olduğunu bilmiyorsunuz. Çocukken onlara kimse saygı göstermediğine göre, nereden bileceksiniz? Ancak böyledir; duygularınız insan ruhunun dehasının parçasıdır.
Duygular, acılı olanlar bile, size bir şey anlatmak için buradadır. Onlar ilgilenilmesi gereken mesajlardır. İyi de, orada olduğunu bilmediğiniz bir şeyle nasıl ilgilenebilirsiniz? Duyguların onaylanması ve hissedilmesi gerekir; yoksa onlardan ders alamayız, olgunlaşmamızı sağlayamazlar ve onları işleyenleyiz.
Sağlıksız hayat size duyguların tehlikeli olduğunu öğretmiş olabilir. Belki çocukken size “Ağlama, yoksa fena yaparım!” gibi şeyler söylendi size kesinlikle her ne pahasına olursa olsun duygularınızı bastırmayı öğreten duygusal yönden acımasız bir mesaj. Belki duygularınız düşünecek başka işleri ve başka çocukları olan ebeveynleriniz tarafından görmezden gelindi, küçümsendi ve hatta alaya alındı. Nedeni ne olursa olsun asıl mesele sizin çok küçük bir yaşta kendi duygularınıza saygı göstermemeyi veya hatta onları gerçekten hissetmemeyi öğrenmiş olmanızdır.
0 yorum:
Yorum Gönder